Sevda Durgun
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ESENYURT’TA SANDIK SUSTU, KAVGA KONUŞTU!

ESENYURT’TA SANDIK SUSTU, KAVGA KONUŞTU!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçen hafta benim için epey yoğundu.

Pazar günü de öyle geçti.

Sabah AK Parti’nin Esenyurt’taki Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nı takip ettim. Ardından birkaç açılışa uğradım.

Son durağım Yeni Parti’nin Esenyurt İlçe Başkanlığı seçimi oldu.

Giderken aklımda basit bir soru vardı:

Yeni bir parti, ilk sandığında nasıl bir görüntü verecek?

Çünkü siyasette “yeni” demek kolay.

Yeni bir dil kurmak zor.

Bu hafta sonu Yeni Parti’nin İstanbul’daki ilçe başkanlığı seçimleri vardı.

Genel Başkan Özgür Özel de Küçükçekmece’deydi.

Oradan parti içi demokrasiye ve üyelerin iradesine ilişkin mesajlar verdi.

Ben ise Esenyurt’taki sandığın başındaydım.

Kürsüden verilen mesajın burada nasıl karşılık bulacağını görmek istiyordum.

Açık hava tiyatrosunda iki aday yarışıyordu.

Mevcut ilçe başkanı Cafer Çakmak ile İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali Kocakaya.

İki adaylı yarışın heyecanı vardı.

Ama o heyecanın yerini kısa sürede gerginlik aldı.

Sesler yükseldi.

Tartışmalar çıktı.

Bir taraftaki gerilim yatışmadan başka bir tarafta yeniden başladı.

Sonunda kavga da çıktı.

O görüntüleri izlerken insan ister istemez soruyor:

Buraya oy vermeye gelen üye ne düşünecek?

Ben de üyelerin arasına karıştım.

Konuştum. Dinledim.

Çoğu, kavganın neden çıktığından önce alandaki düzensizliği anlatıyordu.

İnanmışlar.

Partiye üye olmuşlar.

Pazar günlerini ayırıp sandığa gelmişler.

Karşılarında ise bir türlü sakinleşmeyen bir ortam bulmuşlar.

“Daha kendi seçimlerini yapamıyorlar. Ülkenin sorunlarına nasıl çare olacaklar?” diye sitem edenler vardı.

Kameraya konuşmalarını istedim.

İstemediler.

İsimlerini duyurmak değil, oylarını kullanmak için gelmişlerdi.

Bu yüzden sözleri daha da ağır geldi bana.

Çünkü o serzenişi bir adayın destekçisinden değil, umut ederek sandığa gelen üyeden duydum.

Günün ilerleyen saatlerinde usulsüzlük iddiaları ortaya atıldı.

Ali Kocakaya, bu koşullarda seçime devam etmeyeceğini söyleyerek adaylıktan çekildi.

Taraflar görüştü.

Seçim iptal edildi.

Usulsüzlük iddialarının doğru olup olmadığını yetkililer açıklığa kavuşturmalı.

Ama benim orada gördüğüm düzensizlik için bir inceleme sonucunu beklememe gerek yok.

O gün sandığa gelen insanlar, oylarını güven ve huzur içinde kullanamadı.

Yeni Parti yönetiminin önce bunun hesabını kendisine vermesi gerekiyor.

Esenyurt bu görüntüleri hak etmedi.

Demokrasi sözüyle yola çıkan bir parti de kendi üyelerine bunu yaşatmamalıydı.

Siyasette elbette yarış olacak.

İtiraz da olacak.

Fakat itirazın yolu kavga olmamalı.

Hele partinin yöneticileri, gerilimi büyüten görüntülerin parçası hiç olmamalı.

Yeni bir yol açtığını söyleyenler, önce o yolun başındaki sandığa sahip çıkmalı.

Bir süredir CHP’nin de Yeni Parti’nin de iç tartışmaları konuşuluyor.

Oysa vatandaşın gündemi başka.

Evine götüreceği ekmek.

İş arayan çocuğu.

Yaşadığı mahallenin sorunları.

İnsanlar siyasetçilerden bunlara cevap bekliyor.

Kimin kime bağırdığını görmekten yoruldular.

Pazar günü Esenyurt’ta çok ses vardı.

Benim kulağımda ise kavga edenlerin sesi kalmadı.

Oyunu kullanmaya gelip hayal kırıklığıyla ayrılan üyelerin sözleri kaldı.

Siyaset önce onları duymalı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter