Bir toplumun geleceğini inşa etmek istiyorsanız önce yollarını, binalarını ya da meydanlarını değil; gençlerinin zihnini inşa etmelisiniz. Çünkü şehirleri ayakta tutan beton değil, düşünen insanlardır.
Bugün en çok konuştuğumuz konuların başında eğitim, istihdam, teknoloji ve sosyal dönüşüm geliyor. Ancak bütün bu başlıkların temelinde çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek var: Okuma kültürü.
Kitap okumayan bir toplumun düşünme kapasitesi zayıflar. Düşünmeyen birey sorgulamaz. Sorgulamayan toplum ise gelişemez. İşte bu nedenle kitap, yalnızca sayfalar arasında dolaşan kelimelerden ibaret değildir; kitap aynı zamanda karakterdir, bakış açısıdır, muhakemedir ve medeniyettir.
Esenyurt Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin hayata geçirdiği “Kitapla Düşünen Gençlik” projesi de tam bu noktada önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Proje, klasik bir kitap okuma etkinliğinin çok ötesinde bir anlayış taşıyor. Her ay belirlenen eserlerin okunması, ardından yapılacak değerlendirmeler, tartışmalar ve uzman söyleşileriyle gençlerin yalnızca bilgi edinmesi değil; analiz yapması, fikir üretmesi ve farklı düşünceleri anlaması hedefleniyor.
Afişte yer alan “Okuyoruz, anlıyoruz, düşünüyoruz, değişiyoruz.” cümlesi aslında projenin en güçlü özeti niteliğinde. Çünkü gerçek değişim önce zihinde başlar. Kitap, insanın dünyaya bakışını değiştirir; değişen birey ise yaşadığı toplumu dönüştürür.
Bugün gençlerin en büyük ihtiyacı yalnızca diploma sahibi olmak değildir. Bilgiye ulaşabilen, ulaştığı bilgiyi sorgulayabilen, eleştirel düşünebilen ve çözüm üretebilen bireyler olmaktır. Böyle bir nesil yetiştirmenin yolu ise kitapla kurulan güçlü bağdan geçer.
Esenyurt gibi genç nüfusu oldukça yüksek bir ilçede böylesi projelerin çoğalması, sadece kültürel hayata değil, sosyal dayanışmaya ve kent bilincine de önemli katkılar sağlayacaktır. Aynı kitabı okuyan gençler yalnızca ortak bir metni paylaşmaz; ortak bir düşünme zemini oluşturur. Farklı fikirlerin medeni biçimde tartışıldığı ortamlar ise demokrasinin ve toplumsal gelişimin en önemli okullarıdır.
Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımızda, ortak özelliklerinden birinin güçlü okuma kültürü olduğunu görüyoruz. Kütüphaneler, kitap kulüpleri ve düşünce atölyeleri, sadece kültürel etkinlik değil; kalkınmanın da temel unsurları olarak görülüyor. Bizim de gençlerimize bırakabileceğimiz en büyük miras; sorgulayan akıl, güçlü karakter ve öğrenme tutkusu olmalıdır.
Bu nedenle “Kitapla Düşünen Gençlik” projesi, yalnızca bir etkinlik değil; geleceğe yapılan değerli bir yatırımdır.
Bu anlamlı çalışmayı hayata geçiren başta Esenyurt Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Seyit Düz ve yönetimi olmak üzere emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. Dileğim odur ki bu proje yıllarca devam etsin, yüzlerce gencin hayatına dokunsun ve Esenyurt’tan Türkiye’ye örnek olacak bir gençlik hareketine dönüşsün.
Çünkü biliyoruz ki; bir kitap bir insanı, bir insan ise bir toplumu değiştirebilir.
