Bir çocuğun geleceği, yaşadığı ilçeye göre değişebilir mi?
Bu soru, bugün Esenyurt’ta eğitim üzerine düşünürken hepimizin sorması gereken önemli bir sorudur. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği sadece okulların varlığıyla değil; öğrencinin aldığı eğitimin niteliği, öğretmenine ulaşabilmesi ve kendisini geliştirebileceği imkânlarla ölçülür.
İstanbul’un iki komşu ilçesi arasında ortaya çıkan eğitim verileri, dikkat çekici bir tabloyu ortaya koyuyor.
Esenyurt’ta 254 bin 100 öğrenci eğitim hayatını sürdürürken, ilçede görev yapan öğretmen sayısı 8 bin 115 olarak görülüyor. Bu rakamlara göre bir öğretmene yaklaşık 31 öğrenci düşüyor.
Buna karşılık komşu ilçe Beylikdüzü’nde 84 bin 287 öğrenci bulunurken, 4 bin 680 öğretmen görev yapıyor. Burada ise bir öğretmene yaklaşık 18 öğrenci düşüyor.
Aradaki fark sadece bir istatistik değildir.
Bir öğretmenin 18 öğrenciyle ilgilenmesiyle, 31 öğrencinin bulunduğu daha kalabalık bir ortamda eğitim vermesi aynı değildir. Öğrencinin bireysel ihtiyaçlarının fark edilmesi, akademik eksiklerinin giderilmesi ve öğretmenin her çocuğa ayıracağı zaman bu yoğunluktan doğrudan etkilenebilir.
Eğitimde kalite; sadece okul sayısıyla, bina yapmakla veya derslik açmakla ölçülmez. Asıl mesele, o sınıflarda çocuklarımızın nasıl bir eğitim aldığıdır.
Esenyurt, son yıllarda hızlı nüfus artışı, yoğun göç ve plansız kentleşmenin etkisiyle büyük bir dönüşüm yaşadı. Bu büyüme beraberinde birçok sosyal ihtiyacı da ortaya çıkardı. Eğitim ise bu ihtiyaçların başında geliyor.
Çünkü bir şehrin gerçek zenginliği binaları değil, yetiştirdiği insan kaynağıdır.
Esenyurt’ta yaşayan çocuklarımızın da İstanbul’un diğer ilçelerindeki çocuklar gibi kaliteli eğitime, nitelikli öğretmene ve eşit fırsatlara sahip olma hakkı vardır.
Bugün konuşmamız gereken mesele sadece kaç okul yapıldığı değildir. Asıl soru şudur:
Esenyurt’taki çocuklarımız, geleceğe hazırlanırken ihtiyaç duydukları eğitim desteğini yeterince alabiliyor mu?
Eğitimdeki her eksiklik, aslında gelecekte toplumsal bir maliyete dönüşebilir. Bu nedenle Esenyurt’un geleceğini konuşurken eğitim meselesini merkeze almak zorundayız.
Çünkü bir ilçenin kaderi; yollarıyla, binalarıyla değil, okul sıralarında yetişen nesilleriyle belirlenir.
Bugün çocuklarımızın eğitimine yapılan her yatırım, yarının daha güçlü Esenyurt’unu inşa edecektir.

Teşekkürler Onur Bey.
Bizler TC nin öğretmenleriyiz.88 öğrenci 5 sınıf bir arada asker öğretmen olarak 3 yıl okuttum.
O zaman diyordum ki bana 20 öğrenci tek sınıf verin hepsini kendi bilgi beceri ve donanım seviyesine getireyim. Matematik hesabı net. 5×40 200dk. Bir öğrenci ile günlük 10 dk özel görüşmeniz olur.
Ayda yaklaşık 4,5 saat eder.
Öğrenci ve öğretmen ilişkisinde zaman ve algılama çok önemli. Ortam,araç,gereç huzur,güven hepsi.
En önemlisi Sevgi.
Sevgi olmadan çiçek bile yetişmez. Eğitim öğretim sevgisiz olmaz.
Sevgi ile yaşayın.