Onur Karakoç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Esenyurt’u Sadece Kötü Haberlerle Anlatmak Kime Fayda Sağlıyor?

Esenyurt’u Sadece Kötü Haberlerle Anlatmak Kime Fayda Sağlıyor?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Esenyurt denildiğinde aklınıza ilk ne geliyor?
Kalabalık nüfus mu? Trafik mi? Ulaşım mı? Yoksa sosyal medyada her gün önümüze düşen kavga görüntüleri, adli olaylar ve sansasyonel haberler mi?

Bugün Esenyurt hakkında oluşan algının önemli bir kısmı, yaşanan gerçeklerden çok, gerçeklerin nasıl sunulduğuyla ilgilidir.

Elbette hiçbir ilçe kusursuz değildir. Esenyurt’un da çözüm bekleyen ciddi sorunları vardır. Nüfus yoğunluğu, ulaşım, altyapı, düzensiz yapılaşma ve güvenlik gibi meseleler inkâr edilemez. Bunları konuşmak, eleştirmek ve çözüm üretmek de hepimizin sorumluluğudur.

Ancak bir başka gerçeği de görmezden gelemeyiz.

Bugün üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir soru var: Esenyurt ile ilgili yalnızca kavga, adli olay, trafik kazası ve benzeri olumsuz içerikleri paylaşarak etkileşim ve takipçi kazanmaya çalışan sosyal medya hesapları, neden aynı hassasiyeti ilçede yapılan güzel, faydalı ve örnek çalışmaları paylaşırken göstermiyor?
Eğer amaç kamuoyunu doğru bilgilendirmekse, ilçenin yalnızca sorunlarını değil, umut veren gelişmelerini de topluma aktarmak gerekmez mi?

Sosyal medya çağında haberin değeri çoğu zaman faydasıyla değil, aldığı tıklanma ve izlenme sayısıyla ölçülüyor. Bu nedenle Esenyurt’ta yaşanan en küçük olumsuzluk bile dakikalar içinde yüz binlerce kişiye ulaşıyor. Bir kavga, bir trafik kazası ya da bir adli olay, sanki ilçenin günlük yaşamının tamamını temsil ediyormuş gibi servis ediliyor.

Oysa aynı gün Esenyurt’ta yüzlerce öğrenci başarı hikâyesi yazıyor.
Gençler spor müsabakalarında madalyalar kazanıyor.
Kadınlar üretime katılıyor.
Sivil toplum kuruluşları ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor.
Kültür merkezlerinde sanat etkinlikleri düzenleniyor.
Girişimciler yeni işletmeler açıyor.
Öğretmenler, sağlık çalışanları, belediye personeli ve kamu görevlileri büyük bir özveriyle görev yapıyor.

Fakat bunlar çoğu zaman haber bile olmuyor.
Çünkü iyilik, algoritmaların istediği kadar ilgi çekmiyor.

Bunun sonucunda ortaya adeta tek renkli bir Esenyurt portresi çıkıyor. Oysa bir ilçeyi yalnızca en olumsuz görüntüler üzerinden tanımlamak, o ilçede yaşayan yüz binlerce insana haksızlıktır.

Unutulmamalıdır ki kötü algı yalnızca belediyeleri ya da yöneticileri etkilemez.
Esnafı etkiler.
Yatırımcıyı etkiler.
İş arayan genci etkiler.
Ev kiralamak isteyen aileyi etkiler.
Çocuğunu okula gönderen veliyi etkiler.
Kısacası, ilçede yaşayan herkesi etkiler.

Bir yatırımcı yatırım yapacağı yeri seçerken oluşan algıya bakar.
Bir firma yeni şubesini açacağı ilçeyi değerlendirirkenkamuoyundaki imajı dikkate alır.
Bir aile taşınacağı semti araştırırken internette karşısına çıkan haberleri okur.
Dolayısıyla sürekli olumsuzluklarla anılan bir ilçenin ekonomik ve sosyal gelişimi de zarar görür.

Esenyurt’un ihtiyacı gerçekleri saklamak değildir.
Sorunları örtbas etmek hiç değildir.
İhtiyaç duyulan şey, adil ve dengeli bir bakış açısıdır.

Sorunlar elbette gündeme getirilmeli, eksikler cesurca eleştirilmelidir. Çünkü eleştiri, çözümün başlangıcıdır. Ancak aynı cesaret, yapılan güzel işleri görünür kılmak için de gösterilmelidir.

Bir ilçenin hikâyesi sadece suç haberlerinden ibaret olamaz.

Esenyurt; bir milyonun üzerinde insanın yaşadığı, genç nüfusuyla üreten, çalışan, eğitim gören, umut kuran insanların kentidir.
Bu kentin yalnızca sorunlarını değil, potansiyelini de konuşmaya ihtiyacı var. Çünkü algılar, bazen gerçeklerden daha güçlüdür.
Ve bir ilçenin kaderini yalnızca yaşananlar değil, anlatılanlar da belirler.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter