Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslendi. Konuşmasının önemli bölümünü Gazze ve Filistin’e ayıran Erdoğan; Birleşmiş Milletler’in yapısından Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’den Avrupa’nın güvenliğine, Kıbrıs’tan iklim krizine kadar birçok başlıkta Türkiye’nin yaklaşımını anlattı. Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül’de New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etti. BM Genel Kurulu kürsüsüne 16’ncı kez çıkan Erdoğan’ın konuşmasında en fazla öne çıkan başlıklar Gazze, Filistin meselesi ve uluslararası sistemde reform çağrısı oldu.
Filistin’i tanımayan ülkelere çağrı
Erdoğan konuşmasının başında, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’da bulunamamasına tepki gösterdi ve Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirme çağrısı yaptı.
Türkiye’nin Filistin’in sesi olmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasının Türkiye’nin temel dış politika başlıklarından biri olduğunu vurguladı.
Gazze için sert sözler
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Gazze oldu. Erdoğan, son üç yılda Gazze’de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Gazze’de sağlık sisteminin ağır koşullar altında bulunduğunu ve hastanelerdeki jeneratörlerin önemli bölümünün yakıt sıkıntısı nedeniyle çalışamadığını ifade etti.
Gazze’de yaşananları çok sert ifadelerle eleştiren Erdoğan, bölgeyi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı” olarak nitelendirdi. Ateşkese rağmen ölümlerin sürdüğünü savunan Erdoğan, İsrail hükümetinin işgali sona erdirmediğini söyledi.
Erdoğan ayrıca Gazze’nin yeniden inşasına bir an önce başlanması gerektiğini belirterek uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin hedefinin 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması olduğunu yineledi.
“Birleşmiş Milletler kan kaybediyor”
Erdoğan’ın konuşmasındaki bir diğer önemli başlık Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıydı.
Gazze, Lübnan, Sudan ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizleri hatırlatan Erdoğan, BM’nin kuruluş amacındaki barış ve güvenliği sağlama görevini yerine getirmekte zorlandığını söyledi. Erdoğan, “Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir” ifadesini kullanarak, kriz bölgelerinde BM’ye umut bağlayan toplumların hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.
Güvenlik Konseyi için reform çağrısı
Erdoğan, uzun yıllardır kullandığı “Dünya beşten büyüktür” söylemini de yeniden gündeme taşıdı.
BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin sahip olduğu veto yetkisinin mevcut uluslararası sistemde önemli bir tıkanmaya neden olduğunu savunan Erdoğan, uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkeler için farklı uygulanmaması gerektiğini belirtti. Erdoğan’a göre yeni uluslararası sistemin temelinde; uluslararası hukukun eşit uygulanması, bölgesel sorunlarda bölgesel sahiplenmenin artırılması, açık diplomasi, gelir adaletsizliğiyle mücadele ve teknolojide yeni eşitsizliklerin oluşmasının önlenmesi yer almalı.
Suriye mesajı: “Yanlarında olmaya devam edeceğiz”
Suriye’deki gelişmelere de değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Suriye’nin yeni bir sürece girdiğini söyledi.
Suriye’nin iç ve dış sorunlara rağmen daha güvenli ve huzurlu bir ülke olma yolunda ilerlediğini ifade eden Erdoğan, “Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı: “Toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermeli”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine ilişkin de Türkiye’nin tutumunu açıkladı. Erdoğan, savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesini istediklerini söyledi. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, gıda güvenliğinin korunması ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının engellenmesi için Türkiye’nin taraflarla temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Avrupa’ya Türkiye mesajı
Erdoğan konuşmasında Avrupa güvenliğine ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi.
Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik mimarisinin önemli bir unsuru olduğunu belirten Erdoğan,
“Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine stratejik bir perspektiften baktığını söyleyen Erdoğan, aynı yaklaşımı AB’den de beklediklerini ifade etti.
KKTC’nin tanınması çağrısını yineledi
Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının “egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün” tanınması gerektiğini söyledi.
Uluslararası topluma bir kez daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrısında bulunan Erdoğan, KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını istedi.
Pakistan ve Suudi Arabistan’la savunma işbirliği
Erdoğan, Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurduğu savunma ittifakına da değindi.
Bu yapının üç ülke arasındaki dayanışmayı güçlendirmesinin yanı sıra, bölgesel sorunlara bölge içerisinden çözüm üretmeyi amaçladığını belirten Erdoğan, çatışmaların farklı coğrafyalara yayılmasının kimseye fayda sağlamayacağını söyledi.
Balkanlar, Kafkasya, Afrika ve Asya
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin farklı bölgelerde yürüttüğü diplomatik çalışmaları da anlattı. Azerbaycan-Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını desteklediklerini söyleyen Erdoğan, Ermenistan ile normalleşme sürecinin de devam edeceğini belirtti. Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına, Somali’de güvenlik ve kalkınmaya destek verdiklerini söyleyen Erdoğan, Libya’da istikrarın korunmasının Türkiye açısından öncelikli olduğunu ifade etti.
Yapay zekâ için uluslararası hukuk çağrısı
Erdoğan’ın konuşmasındaki dikkat çeken başlıklardan biri de yapay zekâ oldu.
Kontrolü giderek zorlaşan yapay zekâ teknolojileri için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması gerektiğini belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler çatısı altında uluslararası bir yapay zekâ sözleşmesi hazırlanmasına yönelik çalışmaların hızlandırılmasını istedi.
Erdoğan ayrıca sosyal medyada yayılan dezenformasyon, yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık, antisemitizm ve İslam karşıtlığıyla mücadele çağrısında bulundu.
COP31 için Antalya daveti
İklim değişikliğine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlattı. Zirvede özellikle iklim adaletinin ön plana çıkarılacağını belirten Erdoğan, dünya liderlerini COP31 Liderler Zirvesi’ne davet etti. Sıfır Atık Hareketi ve küresel gıda israfı konularını da gündeme taşıdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Sezai Karakoç’tan dizeler okudu.
Türkiye’nin uluslararası meselelerde mazlumların ve mağdurların yanında olmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, konuşmasını şu mesajla tamamladı:
“Gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”
