DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Özgür Özel’in Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş üzerinden yaptığı değerlendirmeye yanıt verdi. Bakırhan, iki ismin karşılaştırılmasını doğru bulmadığını belirterek, “100 yıllık bir meselenin çözümü konuşuluyorsa ciddiyet gerekir” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Özgür Özel’in “Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz” şeklindeki sözlerini değerlendirdi. Özel’in açıklamasını yadırgadığını belirten Bakırhan, siyasette zaman zaman popülist söylemlerin kullanılabildiğini ancak Kürt meselesinin çözümüne ilişkin tartışmaların daha farklı bir ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.
“ÖCALAN İLE DEMİRTAŞ’IN YERİ VE SORUMLULUĞU FARKLI”
Bakırhan, Abdullah Öcalan ile eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın karşılaştırılmasına da karşı çıktı. Bakırhan, Öcalan’ı “yarım asırlık mücadelenin siyasi ve teorik önderi ve sürecin baş müzakerecisi”, Demirtaş’ı ise “demokratik siyaset mücadelesinin yetiştirdiği kıymetli bir siyasetçi ve yol arkadaşı” olarak tanımladı. İki ismin rol ve sorumluluklarının farklı olduğunu savunan Bakırhan, Kürt siyasetinde geçmişte de ikilik yaratılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
ÖZEL’E “SÜRECE KATKI” ÇAĞRISI
Bakırhan, sürecin başlangıcından itibaren Özgür Özel’in yaklaşımını genel olarak olumlu bulduklarını da ifade etti. Özel ve partisinden bundan sonraki aşamada “güncel siyasetin polemiklerinden uzak ve daha bütünlüklü” bir katkı beklediklerini söyleyen Bakırhan, Özel’in 2024 yılında kullandığı “Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmayı teklif ediyorum” sözlerini de hatırlattı.
Bakırhan, Öcalan’ın da Kürtlerin eşit yurttaşlık temelinde Cumhuriyet’le bütünleşmesini savunduğunu belirterek, çözüm sürecinin muhataplarıyla temas kurulmadan ilerleyip ilerleyemeyeceğini sorguladı.
“MESELE KONUT DEĞİL, KONUM”
Bakırhan’ın açıklamalarının bir diğer önemli başlığı ise İmralı’da Abdullah Öcalan için inşa edildiği ileri sürülen konuta ilişkin tartışmalar oldu.
Tartışmanın yanlış bir zeminde yürütüldüğünü savunan Bakırhan, asıl meselenin konutun büyüklüğü ya da fiziki koşulları değil, Öcalan’ın süreç içerisindeki statüsü ve rolü olduğunu söyledi. Bakırhan, “Mesele konut değil, konumdur” ifadesini kullanarak, süreçte Öcalan’a fiilen bir rol verildiğini, bunun hukuki ve siyasi karşılığının da tanımlanması gerektiğini savundu.
“250 METREKARE BİR NOKTA BİLE TUTMAZ”
İmralı’daki olası yapının büyüklüğü üzerinden yürütülen tartışmalara da tepki gösteren Bakırhan, Türkiye’nin yüzölçümünün 783 bin 562 kilometrekare olduğunu hatırlattı.
Bakırhan, 250 metrekare üzerinden yapılan tartışmanın meselenin esasını gölgelediğini savunarak, barış ve silahsızlanma sürecinin Türkiye’nin tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.
Bakırhan, tartışmayı şu sözlerle özetledi:
“Bu haritada 250 metrekare bir nokta bile tutmaz. Barış ise haritanın tamamının meselesidir.”
Bakırhan ayrıca, Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanalları açısından hukuken tanımlanması gerektiğini savunarak, belirsizlik sürdükçe benzer tartışmaların devam edeceğini söyledi.
