Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar” başlığı altında 7 sayfalık yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, ekonomiden terörle mücadeleye, fon krizinden belediyelere yönelik adli soruşturmalara kadar gündemdeki kritik başlıkları değerlendirdi.
BELEDİYE SORUŞTURMALARI VE KAMU ZARARI
Belediyelerde yürütülen yolsuzluk ve usulsüzlük incelemelerine dikkat çeken Bahçeli, kamu zararlarının tespit edilerek vatandaşın refahı için harcanması gerektiğini ifade etti:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır. Soruşturmalara konu olan iddialar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır. Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır. Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçmektedir.”
“ZARAR YALNIZCA PARA KAYBEDEN YATIRIMCILARLA SINIRLI DEĞİL”
Fon piyasasında yaşanan gelişmelere ve denetim eksikliklerine değinen Bahçeli, finansal sistemdeki güven ortamının önemini vurguladı:
“Fon piyasasındaki olaylar Yapılan manipülasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Ancak finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir. Esasen Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakta, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır.”
“HER SİYASİ PARTİNİN ÖNCE TÜRKİYE DEMESİ GEREKİR”
Muhalefet partilerine belediye soruşturmaları üzerinden eleştiriler yönelten Bahçeli, siyaset kurumunu milli meselelerde ortak paydada buluşmaya davet etti:
“Toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız. Çağrımız, siyasetin önemli meselelere ‘iktidar gitsin de ülke de yanarsa yansın’ anlayışıyla yaklaşmamasıdır. Her siyasi partinin Türkiye partisi olması, her şeyden önce Türkiye demesidir.”
