Bozcaada’da hayata geçirilmesi planlanan yat limanı projesi, hassas kıyı ekosistemi ve ada yaşamı üzerindeki geri dönülemez etkileri nedeniyle yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının sert tepkisiyle karşılaştı. Bozcaada Bizim Hareketi, balıkçı barınağından marinaya dönüştürülmek istenen projenin mevcut liman yapısını bütünüyle bozacağını ve adada ekolojik bir yıkıma yol açacağını açıkladı.
Platform adına konuşan İlhan Pirinçciler, alanın balıkçı tekneleri ve sınırlı sayıda yat için kullanıldığını belirterek, ihale sürecinde yapılan isim değişikliğiyle tesisin tam teşekküllü bir marinaya dönüştürülmesinin hedeflendiğini aktardı.
ESKİ ÇED KARARI VE 1 MİLYON TONLUK DOLGU YARGIDA
Projenin hukuki boyutuna dikkat çeken platform üyeleri, 2025 yılında ihale edilen işin 2018 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararına dayandırılmasına tepki gösterdi. Aradan geçen yedi yılda projenin niteliğinin tamamen değiştiği vurgulanırken, ilk projede 560 bin ton olarak öngörülen dolgu miktarının yeni ihaleyle 1 milyon tonu aşan taş dolgusuna ulaştığı kaydedildi. Çevresel etki değerlendirme sürecinin devre dışı bırakıldığını belirten adalılar, Avukat Yakup Okumuşoğlu aracılığıyla yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı.
DENİZ EKOSİSTEMİ VE ANTİK LİMAN TEHDİT ALTINDA
389 bin metreküpü aşan taş dolgusunun uygulanması halinde mendireklerin uzayacağını ve limanın akıntısız bir iç denize dönüşeceğini ifade eden Pirinçciler; deniz çayırlarının yok olacağını, zemin kumluklarının çamurlaşacağını ve su sirkülasyonunun duracağını vurguladı. Ayrıca, binlerce yıllık antik liman kalıntılarını içeren kentsel sit alanı niteliğindeki sahanın proje aşamasında sit sınırları dışına çıkarılması da eleştirilerin odağında yer aldı.
TURİZM RİSKİ VE ULAŞIM ÇÖZÜMÜ ÖNERİSİ
Üç yıl sürmesi planlanan şantiye sürecinin toz, gürültü ve ağır vasıta trafiği yaratarak ada turizmini ve kordon boyundaki sosyal yaşamı durma noktasına getireceği ifade edildi. Ulaşım krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan platform, feribot iptallerinin Bozcaada’dan değil, mendireksiz olan Geyikli İskelesi’nden kaynaklandığını belirterek müdahalenin yanlış noktaya yapıldığını savundu. Ada halkı, rıhtım bölgesinin şantiye alanına çevrilmesine ve konteyner kurulumuna karşı tüm yasal haklarını kullanacaklarını duyurdu.
