Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi’ndeki en kritik aşamaya gelindi. 7 Temmuz tarihindeki bakanlar düzeyindeki yan etkinliklerle başlayan uluslararası organizasyonun ikinci gününde, devlet ve hükümet başkanları Liderler Toplantısı için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi.
Dünyanın yakından takip ettiği kritik oturumlarda, savunma harcamaları, askeri yatırımlar, teşkilatın 3.0 vizyonu ve Ukrayna’ya yönelik destek paketleri masaya yatırılıyor. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin savunma kapasitesi ve bütçe planlamalarına dair şu açıklamaları kaydetti:
“Sayın Genel Sekreter ve devlet başkanları, Türkiye olarak 2030’dan önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 yapmak için tedbirlerimizi aldık. Şimdiden yüzde 1.5 hedefine ulaştık. Ülkemizin asıl başarısı savunma sanayisindeki atılımıdır. Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak, 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi alıyoruz. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine, Lahey’de belirlenen 2035 yılından beş sene önce erişmeyi hedefliyoruz.“
“ÜRETİM VE İHRACATTA DÜNYANIN İLK ON ÜLKESİ ARASINDAYIZ”
Konuşmasında Türk savunma sanayisinin küresel başarılarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, askeri kabiliyetlerin ittifakın hizmetine sunulmaya devam edeceğini şu sözlerle belirtti
“Kuşkusuz ülkemizin eriştiği asıl başarı savunma sanayisindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını, 3 yıl içinde ve taahhüt edilen tarihten önce karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine, Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan alanlarda ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova’da, Karadeniz’de, Baltıklar’da ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA’ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak, tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatına akredite etmeyi temenni ediyoruz.”
